bu tüyü bitmemiş yavrucakların müziği çogoş.
Eve gidince bi playlist yapacam. Şöyle uzayıp gidecek:
Two door cinema club - Undercover Martyn
Royksopp - You don't have a clue
Multitap - Sadece yorgunum (Şarkıyı çok beğenmedim, ilk kısımlar güzel)
Snow Patrol - Called out in the dark
Phoenix - Lisztomania
en sonlara
Madrugada - Hold on to you
yatmadan evvel
Bonobo - Black sands
Gelelim videounun sebebine; Alkollüyken, eve metroyla dönüyorsan, koltuğa oturup eccük sesini açtın mı tamamdır.
Muhteşem bi yolculuk seni bekliyor!
çok şükür penceresiz tükanımda ıscacık oturuyom. Soruyorlar iptal oldu mu akşamki konser. diyorum durmak yok yola devam. Soruyor yollar kapandı mı. diyorum dışarda kar yağıyormuş doğru mu. gülüşüyorlar.
Eve misafirliğe gelen küçük çocuk gördüm geçen. Geçen dediğim de dün akşam hani. Çocuk gördüm esasen. küçük olanlara çocuk denmiyor muydu vs. neyse. selam verdim borçlu çıktım. abla abla diye kuyruk oldular hemen sağolsunlar. ben de benden bi sonraki nesile postaladım. sıra onların sırası. eylesinler çocukları deyü. yerde kağıt parçası bulmuş çocuk. getiriyor bana. gönderiyorum öbür nesile, kağıt o ablanınmış git ver çocuğum diyorum. gidiyor. geri geliyor. bu seninmiş abla diyor. geri gönderiyorum, hayır o ablaların diyorum. elindeki de çöp hani. yine gönderiyorlar çocuğu. böyle bi 3-5 tur gezdiriyoruz, oyalıyoruz çocuğu. En sonunda pes edip kalabalığın arasına misafir odasına sızıyorum. çocuk geliyor. bu seninmiş abla diyor. alıyorum. sağol diyorum. anında mala bağlıyor kendisi. demin neden almadın ki diyor. Tutamıyorum dilimi, aslında benim değil ama çok yoruldum diyorum. Salonda kahkahalar gülüşmeceler.
Öğrenci tayfasıylayım. üniversite yemekhane fiyatlarını yarıştırıyorlar. yemeğin kredi kartına satıldığı bi okulda okuduğum için benim babam kont, bu üzüm bağları bizim havasındayım. öbürküsü diyor. bizim okulda yemekler 50 kuruş, zam yapmışlardı isyan çıktı düşürdüler fiyatı diyor. o ne yahu, diyorum, çocuk menüsü mü?. gülüşmeler hoşluklar.
yazının formatına bakıyorum, blogun son hali oldu sayılır hala bi şe edilesi lazım ama diyorum. uslüp da kar yağıyor, hava soğuk ondan değişti diyorum. Uzaktan cem yılmaza bilet bitmiş midir yea diye konuşmalar yükseliyor. Biledigs kimliğim sinyal veriyor. eskiden biyologtum ben. buralar gompile hücre hücreydi. sonra derken bi gün kadın düş! bayıl!( Topluluk sizi dinlemediğinde dikkat çekmek adına havaya atılan ani replikle de bitirdim ya yazıyı.tamam oldu o zaman iyi günleer)
Eve misafirliğe gelen küçük çocuk gördüm geçen. Geçen dediğim de dün akşam hani. Çocuk gördüm esasen. küçük olanlara çocuk denmiyor muydu vs. neyse. selam verdim borçlu çıktım. abla abla diye kuyruk oldular hemen sağolsunlar. ben de benden bi sonraki nesile postaladım. sıra onların sırası. eylesinler çocukları deyü. yerde kağıt parçası bulmuş çocuk. getiriyor bana. gönderiyorum öbür nesile, kağıt o ablanınmış git ver çocuğum diyorum. gidiyor. geri geliyor. bu seninmiş abla diyor. geri gönderiyorum, hayır o ablaların diyorum. elindeki de çöp hani. yine gönderiyorlar çocuğu. böyle bi 3-5 tur gezdiriyoruz, oyalıyoruz çocuğu. En sonunda pes edip kalabalığın arasına misafir odasına sızıyorum. çocuk geliyor. bu seninmiş abla diyor. alıyorum. sağol diyorum. anında mala bağlıyor kendisi. demin neden almadın ki diyor. Tutamıyorum dilimi, aslında benim değil ama çok yoruldum diyorum. Salonda kahkahalar gülüşmeceler.
Öğrenci tayfasıylayım. üniversite yemekhane fiyatlarını yarıştırıyorlar. yemeğin kredi kartına satıldığı bi okulda okuduğum için benim babam kont, bu üzüm bağları bizim havasındayım. öbürküsü diyor. bizim okulda yemekler 50 kuruş, zam yapmışlardı isyan çıktı düşürdüler fiyatı diyor. o ne yahu, diyorum, çocuk menüsü mü?. gülüşmeler hoşluklar.
yazının formatına bakıyorum, blogun son hali oldu sayılır hala bi şe edilesi lazım ama diyorum. uslüp da kar yağıyor, hava soğuk ondan değişti diyorum. Uzaktan cem yılmaza bilet bitmiş midir yea diye konuşmalar yükseliyor. Biledigs kimliğim sinyal veriyor. eskiden biyologtum ben. buralar gompile hücre hücreydi. sonra derken bi gün kadın düş! bayıl!( Topluluk sizi dinlemediğinde dikkat çekmek adına havaya atılan ani replikle de bitirdim ya yazıyı.tamam oldu o zaman iyi günleer)
http://fizy.com/#s/13bl9r
Sabahtan akşama kadar çalışıyorsanız ve daha da çalışacaksanız.. arada aklınıza güzel işler geliyor sonra işiniz olduğunu hatırlıyor ve çalışmaya devam ediyorsanız.. arada bi "napıyorum lan ben" diyip yola devam ediyorsanız..
neyse başa dönüyorum akşama kadar çalışıyorsanız ve daha da çalışacaksanız aman gözünüzü seveyim bu şarkıyı dinlemeyin.
ilk dinleyişimde yanlış yaptım, düzeltmeye bi sürü evrakla uğraştım.
ikinci dinleyişimde nolacak yau dedim, bu sefer de karşımdakini anlamadım aykü levılsız kadar aptala döndüm.
haçan dinleyeceğim o ki araba kullanırken bu şarkıyı dinlemeyin :)
Sabahtan akşama kadar çalışıyorsanız ve daha da çalışacaksanız.. arada aklınıza güzel işler geliyor sonra işiniz olduğunu hatırlıyor ve çalışmaya devam ediyorsanız.. arada bi "napıyorum lan ben" diyip yola devam ediyorsanız..
neyse başa dönüyorum akşama kadar çalışıyorsanız ve daha da çalışacaksanız aman gözünüzü seveyim bu şarkıyı dinlemeyin.
ilk dinleyişimde yanlış yaptım, düzeltmeye bi sürü evrakla uğraştım.
ikinci dinleyişimde nolacak yau dedim, bu sefer de karşımdakini anlamadım aykü levılsız kadar aptala döndüm.
haçan dinleyeceğim o ki araba kullanırken bu şarkıyı dinlemeyin :)
Kolay gelsin diyen müşteriye, size de diye cevap vermek doğrusu beni de şaşırttı.
Hayatta güzel diyaloglar da oluyor dedirtti.
Deli gibi senaryo yazmak istiyorum. Bi türlü başlayamıyorum, olduramıyorum. İyisi mi müziğe devam =/
Bu şarkıya da hasta oldum. Acelen yokken, yan gelip yatarken dinleyeceksin.. mis!
Hayatta güzel diyaloglar da oluyor dedirtti.
Deli gibi senaryo yazmak istiyorum. Bi türlü başlayamıyorum, olduramıyorum. İyisi mi müziğe devam =/
Bu şarkıya da hasta oldum. Acelen yokken, yan gelip yatarken dinleyeceksin.. mis!
Az önce gişeye gelen çocukla şu şekilde muhebbetim oldu.
Genç: Daha çok yeni ama olsun yine de sorayım, Red Hot Chili Pappers Türkiye'ye geliyormuş.. biletlerii??
Ben: Evet, bugün öyle bir haber çıktı. biletler henüz ortada yok ama çıkınca ilk ben alacam:)
Genç: Aynen aynen.. ilk alanlardan olacam :)
Ben: Evet, bugün öyle bir haber çıktı. biletler henüz ortada yok ama çıkınca ilk ben alacam:)
Genç: Aynen aynen.. ilk alanlardan olacam :)
2 tane Red Hat zıpzıpı olduk adeta. Redatgeliyolaaannn!!!! allaaam! :)
Ressmen içim sıkılıyor. Bi dışarı çıksam eccük kirli İstanbul havasını içime çeksem.. Oradan bi Beşiktaş'a insem..
Bi pencere bilem yok uleyno!
Daha 2buçuk saat var buradan çıkmama. Yemin ediyorum kesseler kanım akmaz şurada, o derece sıkıldım.
Hay formatımı seveyim, son günlerin en dandik blogyazarıyım ulan var mı.
of
Böyle Hande Yener'e falan soruyorlar efenim eskiden ne iş yapardınız bilmem ne diye. o da diyor ya tezgahtardım falan. Hayır, kendimden korkuyorum. İlerde soracaklar eskiden ne iş yapardın diye, yapmadığım iş kalmamıştı ağabey demekten korkuyorum.
bi araba kiralasak ya? olmaz mı
üff tadından yenmez bee!

Bu aralar bisürü bişi yapıyorum, zamanımı harcıyorum. Asıl yapmam gereken ne düşünmüyorum, bilmiyorum. Teze ağırlık vermek gerek, havalar soğuk diyorum erteliyorum. Biyolojiyle alakalı şöyle rahat geçineceğim maaşlı işler bulmak gerek, gerilime gelemiyorum, kafamın gerisine itiyorum.
Napıyorum? Tiyatroya sinemaya gidiyorum. Fırsat bulursam kuş gözlüyorum. İnsanları izliyorum, malzeme topluyorum. Öyle ya da böyle yaşıyorum işte.
Yazmak lazım..
Mesela müzik dinlemeyi çok özledim bu aralar. Bir rahatça dinleyemedim, doyamadım. Mp3çalar alsam çare olur mu ki? Mevcut olan mp3çalarım pilli. ben de yıllardır pil almaktan bıktığım için yaklaşık 1 aydır inat ediyorum. nasıl bi mantıksa..
Saçma sapan yazdım, sırf yazmak için. Oysa bugün gişeye gelen anadili Türkçe olmasına rağmen, İngilizce konuşup artizlik yapmaya çalışan dedemsi amcadan bahsedebilirdim.
falan filan.
Akşam yemeği yemedim, atıştırıp yatayım en iyisi..
Hellolar hellosu.
Serum manyağı olmuşam, hemişem her ay bi serum almışam. Bağışıklık yalan olm. Son serumun üzerinden bi hafta geçmeden üşüttüm şimdi de iyi mi. (üzerinize aafiyet gıda zehirlenmesi olmuş idim, kustuk geçti şükür..)
3 gün önce Belgrad'a gittik kuş gözlemeye. Nitekim ço eyi ço güzel oldu. Sıvacı kerttim. Ordan işe geçtim. Hele hele nolsun. Hapşurukspora bağlamışım.
Şimdi sinüsler dolu. başım ağrıyor ara ara. Burnum aksa rahatlayacaz ailecek. Burnum aksın diye ağlamaya kasıyorum. aha şu videoda ağladım inanır mısınız? hüngür hüngür değil tabi de, deprem haberlerinden sonra hastalık haberlerine neyim dayanamıyorum. Evim olsa satıp löseve bağışlayacam o derece..
sabah haberleri izledim kahvaltıda.. Van'daki son 5.6lık depremde çöken otelin enkazından muhabbet kuşu çıkarmışlar. Su falan içiriyorlar hayvana. Ölen kuşum, Karbeyaz'ım aklıma geldi. gözlerim doldu. Oh dedim yırttık, burnum akıcak da azcık nefes alacam diye.
Demin de şu videoyu izledim, yine aynı güzellikteyim. Burnum akıyor, mutluyam :)
http://webtv.sabah.com.tr/webtv/videoizle/905te-zaman-durdu
http://webtv.sabah.com.tr/webtv/videoizle/905te-zaman-durdu
neyse yazıyı güzel kapatayım
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


- Follow Us on Twitter!
- "Join Us on Facebook!
- RSS
Contact