10 Aralık 2009 Perşembe

uyku nimet olm


bana bi hal geldi. 21:30da yatağa girdim, zira yatmaya niyet etmeden evvel pcde dizi izliyordum. ekranın köşesindeki saati 23:30 olarak görüp, bugün de erken yatayım 12yi beklemeyeyim bari diyip odaya gittim.(1+1 ya. hehe) bi baktım, radyonun saati 21:32 olmuş. (evim ço büyük ya, odadan odaya 2 dakikada gidiyom) nası ya didim. telefona baktım o da 21:32. iyi bari tavukluğumun zirvesini yapayım 10 olmadan yatayım dedim.
uyunmuyor arkadaş.
her hücrem uyumasına rağmen, na bu vücut uyuyamıyor. parasetamol neyim tın... (benical artık benim için fantaziye döndü, iyileştireceğine inanmıyorum ama bi güç var)
zaten sabah uyandımdı her tarafım tutulmuş. akşama kadar zibilyon ağrıyle gezip, fotoğraf flaşlarından gözümün ebesi öpülüp, (göz makyajının verdiği rahatsızlığa hiç değinmeyeceğüm), ortamdaki mevcut müziklerle (kıraç, haluk levent, yabancı disgo şarkıları, tekrar haluk levent, hakan peker..) beyin mikilmesi yaşanmış bi birey olaraktan zibilyon ağrıyla, açlıkla bütün günü geçirdim.
yatağım da bi garip. (görmemişliğe doymayayım parantezi 3: çift kişilik yatakta döne döne yatıyorum evet ama genelde kendime yatağın bi kısmını seçmek zorunda kalıyorum, zira yorgan tek kişilik, beytepe soğuk, zira yatağın eski oluşu orta kısmını dinazorsırtı haline getiriyor, sanırım dün akşam na o sırtta yattığımdan ebemöpüldü. bilmiyorum. hayat zor.
of. dürdik! embriyoloji dersinden bildiğin korkuyorum. nalet olsun. yarın başlıcam artık kaçışı yok. sabahki dersten sonra kütüphane beni bekler. akşamına ıscah şaraplar mehe mehe.
feysbukta ramiz dayı fırtınası esiyor, hiç bi fikrim yok kendisiyle ilgili. televizyonum yoh laann!
hala deli gibi davul çalmak istiyorum. chad smith mahveyledin beni amcacığım..

bu aradaaa,
markette benim geçtiğim sıradaki kuyruğun bitmemesi, tam sıra bana gelince önce kasanın kağıdının, sonra pos makinasının kağıdının bitmesi, fotoğraf çekilirken benim sıram gelince canım makinanın bozulması, deli gibi otobüs beklerken daha önce kampüste hiç görmediğim bi otobüsün ki bence tekerlek daha sonra bulundu kendisinden, durağa gelmesi. tam binmiş gürültüye alışmaya çalışırken hemen arkamda 230 nolu başka bi otobüs görmem (kendisinin hızlı ve sessiz oluşunu tahmin etmişsinizdir), hep berabercenek yemek alırken benim siparişin en en en son gelmesi..
hayırlısı tabi.

3 şahıs gencim güzelim diyor:

tam tam tam dedi ki...

Yemeği en son gelen en son bitirir. Yemeğin tadı en uzun senin ağzında kalır. Teknik olarak aynı süre ama zamansal bağlamda kazanan sen olursun. Hell yeah!

tam tam tam dedi ki...

Yemeği en son gelen en son bitirir. Yemeğin tadı en uzun senin ağzında kalır. Teknik olarak aynı süre ama zamansal bağlamda kazanan sen olursun. Hell yeah!

byk dedi ki...

keşke ayılığımdan bahsetseymişim. siz değerli okurlar beni insan olarak ele almışsınız sağolun varolun, ancak aynı sürede bitiyor o yemek. hatta arkadaşların yemeğinden önce bittiğini bile söyleyebiliriz.

 
;